Mimar Sinan’ın İslâm dünyasına bıraktığı eserler

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türk ve dünya tarihine adını altın harflerle yazdıran, geçmişteki çalışmalarıyla geleceğe ışık tutmuş Başmimar Mimar Sinan, Devlet-i Aliyye’nin 4 asır boyunca yönetmiş olduğu Hicaz coğrafyasına birçok eser bırakmış, vefatı sonrası yapılan çalışmalara da bilime verdiği katkılar sayesinde ön ayak olmuştur. Kâbe’nin tavaf alanı içerisine yaptırılan, kutsal mekâna saygı çerçevesinde alçak inşa edilen revaklar, 500 küçük kubbe ve örtülü sütun kemerlerden oluşuyor. Bu revakların çalışma planları Mimar Sinan tarafından tasarlanmıştır. Osmanlı’nın kutsal mekân içerisindeki çalışmaları, kültürel-dini muhafazası Mimar Sinan sonrası öğrencisi Mimar Sedefkâr Mehmed Ağa tarafından sürdürülmüştür.

Mekke ve Kâbe-i Muazzama, Hicaz coğrafyasının merkezi olmasıyla İslâm aleminin merkezi konumundadır. Birçok tarihi zenginliği barındıran İslâm dünyasının bu kutsal coğrafya; yalnızca Arap kültüründen izler taşımamakla birlikte Osmanlı İmparatorluğu’ndan birçok kültürel miras da barındırmaktadır.

Kâbe-i Muazzama’da Hz. İbrahim’den Hatemü’l Enbiya Aleyhisselama kadar onlarca eser yer alır. Kâbe’nin çevresinde Makam-ı İbrahim, Hacerü’l Esved, Mültezem, Safa ve Merve’ye kadar birçok mekân bulunuyor.

DEVLET-İ ALİYYE, HİCAZ’A 4 ASIR HÜKMETTİ

Mescid-i Haram, 4 asır Osmanlı İmparatorluğu himayesinde idi, bu bağlamda Devlet-i Aliyye’ye ait birçok iz var olmakla birlikte Türk ve dünya tarihinin en büyük mimarlarından birisi olan, Hassa Mimarlar Ocağı’nda yetişmiş Kayserili Mimar Sinan’ın kazandırdığı birçok eser vardır.

Mimar Sinan, acemi oğlanlar bölüğünde iken dahi birçok sefere katılmış, Ordunun doğu seferine Tebriz ve Bağdat’a ilerlemeye çalıştığı sırada aşamadığı Van Gölü’nü yaklaşık 13 günlük bir çalışma sonucu Kadırga inşasıyla orduyu geçmesini sağlayan bir dehadır. Benzersiz yönleriyle, bıraktığı eserleriyle Osmanlı coğrafyasını ince eleyip sık dokuyan Mimar Sinan, dünya tarihine ismini yazdırabilmiştir.

Devlet-i Aliyye’nin 1517’de Yavuz Sultan Selim’in kutsal toprakları fethiyle başlayan hükmü, 1918’de Medine Müddafii Fahrettin Paşa’nın 3 yıl sürdürdüğü mücadelesi sonunda Medine’yi teslim etmesiyle 401 yıl sürmüştür. Bu zaman içerisinde Osmanlı İmparatorluğu’ndan birçok iz bırakılmıştır. Bu iz ve eserlerin içerisinde Mimar Sinan’a fazlaca eser ve miras vardır.

1573 ile 1577 yılları arasında, II. Selim ile I. Mahmut Han dönemlerinde inşa edilen revaklar, Osmanlı’nın Hicaz Bölgesi’nde başlıca eserleri içerisindedir. Osmanlı’nın hükmünden daha da öncesine dayanan, kesme taş ve mermer blok sütunlarla inşa edilmiş olan Revaklar, Osmanlı Dönemi’nde kültürel muhafaza altına alınmıştır ve Revaklar üzerinde yeniden inşalar ve restorasyonlar yapılmıştır. Bu çalışmalar üzerinde Başmimar Mimar Sinan’ın emeği ve katkısı büyüktür. Günümüze kadar gelmiş olan revaklar, Osmanlı revakları olarak anılan eserler haline gelmiştir.

MİMAR SİNAN’IN KÂBEYE İNŞA ETTİĞİ REVAKLAR

Devlet-i Aliyye döneminde Kâbe’nin tavaf alanı içerisine yaptırılan, kutsal mekâna saygı çerçevesinde alçak inşa edilen revaklar, 500 küçük kubbe ve örtülü sütun kemerlerden oluşuyor. Bu revakların çalışma planları Mimar Sinan tarafından tasarlanmıştır. Osmanlı’nın kutsal mekân içerisindeki çalışmaları, kültürel-dini muhafazası Mimar Sinan sonrası öğrencisi Mimar Sedefkâr Mehmed Ağa tarafından sürdürülmüştür.

Arafat ile Taif arasında çıkan, Arafat üzerinden Mekke’ye ulaştırılan su yolunun Kanuni Sultan Süleyman Dönemi’nde ana su kaynağı eklenmiş, su yolu baştan aşağı restore edilmiş ve Arafat-Mekke civarlarında sarnıç olarak kullanılmak üzere birçok ilave havuz yaptırılmıştır. Mimar Sinan’ın vefatının ardından eserleri günümüze kadar gelmiş, bilime verdiği katkılarla gelecekteki çalışmalara ışık tutmuştur.

0
be_enme
Beğenme
0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
sinirli
Sinirli
Mimar Sinan’ın İslâm dünyasına bıraktığı eserler