GüncelKöşe YazılarıMustafa Bayram
Popüler

BU KİMİN SEÇİMİ?

Bu Çarşamba yapılacak genel kurulu ile Mobilyacılar Odası yeni dönem başkanını seçmek için seçime gidiyor. Seçimin dinamikleri adayları ve ortada ki olgular ise  esnafın ve Kayseri kamuoyunun ilgisinden nasibini alıyor. Mobilyacı olaya vakıf, bilincinde ve farkında. Ama eş dost, ticaret ve siyaset ilişkisi, seçimi daha tartışılır hale getirmeyi başarıyor.

Uzun süredir seçime hazırlanan taraf Ercan Sarıkaya. Herkesten önce adaylığını açıkladı. Yetmedi yanına Mustafa Alan’ı ve belki de en önemlisi Mustafa Elitaş’ı aldı. Elitaş arka planda Sarıkaya’ya destek verdiğini bildirirken, Mustafa Alan’da olası sonuçlar üzerinden planlarını, kendi seçimi, başkanlığı ve başkan yardımcılığı konusunda temaslarını neredeyse toparladı.

Karşı tarafta ise, aslen Hacılar’lı, mobilyacı bir esnaf olan Hacı Ali Tandoğan ve ekibi var. Bu kısma kadar herşey doğal ve alışılagelmiş durumda. Ama siyasi destekli aday Ercan Sarıkaya’ya kamuoyu önünde sorulan sorular ve alınamayan cevaplar gündem için tartışma konusu.

Ercan Sarıkaya, mobilyacılar odası genel sekreterliği ile başladığı görev döneminde, girişken yapısı ile göz doldurdu. Rahmetli Mehmet Ali Çevrim’in başkan seçildiği dönemde karşı liste için çalışıp, seçimi Çevrim’in kazanması sonrasında işinden olmuş, ama ağır ricalar sayesinde yeniden göreve getirilmişti.  Sarıkaya bu dönem sonrasında içinde bulunduğu ve içeriğine dahil olduğu işlerle alakalı sürekli eleştirildi. Öyle ki akçeli işlerin her birinde Sarıkaya ismini görmek mümkündü. Ve dahası, bu işlerin içerisinden çıkan farklı sonuçlar da yok değildi. Sıralama ile gidelim dilerseniz.

ENİŞTE – KAYIN – MOBİTEK

Mobitek projesi, ideal olarak hazırlanmış bir Avrupa birliği projesi idi. Teknik yatırımının Avrupa birliği tarafından sağlandığı proje, mobilyacının para kazanması, ürün temin etmesi için ortaya konulmuş bir yatırım projesi idi. Tam her şey yolunda derken, Mobitek firmasının 2 yıl içerisinde 7 milyon lirayı bulan zarar ile karşı karşıya geldiği öğrenildi. Mobitek’de bu dönemde imza yetkililerinden birisi Ercan Sarıkaya.  Kanunen kooperatif yöneticilerinin (1163 sayılı kanun, 59.madde, 6 fıkra) kooperatif yönetim kurulu üyelerinin yada personelinin kooperatif ile ticari ilişkiye girmesi yasak olmasına rağmen,  Mobildeco firması üzerinden Ercan Sarıkaya Mobitek’den üründe alıyor. Kanun olmaz diyor, ticaret ise gerçekleşiyor. 2 yıl sonrasında bu zarar ortaya çıkıyor. Zararın neden olduğu, bu zarar sebebinin bu firma olup olmadığı tam bir muamma. Ama bu zarar döneminde Sarıkaya’nın eniştesi Nihat Doğan, Mobitek’in başında yer alan isim. Peki sonra ne oluyor, Nihat Doğan görevini bırakıp yurt dışında yaşamak üzere terki diyar eyliyor. Zarar kimden çıkacak peki, tabi ki mobilyacının kendisinden. Para kazanılmak için kurulan ve Avrupa Birliği projesi olarak ortaya çıkan işletme kar edecekken zarar ediyor.

KAZANÇ KAPISI, KOOPERATİF ÜYELİĞİ

Durum bununla kalmıyor. Mesela, kooperatifin ilk kuruluşunda ortada olmayan insanlar, mobilyacılar sitesinin parlaması ile birlikte bu alanlardan dükkanlar almaya başlıyor. Bu alımı yapmak için gereken şart, tüzük gereğince “Kayseri” de bu işi yapmak ve vergi mükellefi olmak. Buraya kadar herşey normal. Ama Sarıkaya soy ismi, farklı tarihlerde ortaya çıkıyor. Bırakın Kayseri’de bu işi yapmayı, bazıları Türkiye’de bile yaşamayan Ercan Sarıkaya ve 4 akrabası, toplam 11 işyeri alıyorlar bu kooperatiften. Bu üyeler alınırken, bunlar Kayseri’de mi, esnaflık yapıyor mu diye bakılmıyor bile.  Tabi son günlerde meşhur olan cevapla buna bakmak mümkün. “Kooperatife üye lazımdı!” Ama durum böyle değil. Çünkü bu kooperatif oluşurken OSB esnafı dahil üyelik talep etmesine rağmen, kooperatife alınmıyor. Dahası o gün talipli olan listeden halen bekleyenler mevcut. Burada bir rant kaygısı mı var, yoksa ticaret hırs mı bilemeyiz. Ama aylardır Kayseri kamuoyunun paylaştığı “Ballı Parsel” durumu, burada başka bir şekilde ortaya çıkıyor.

MOBİLYACININ CEBİNDEN YATIRIM TEŞVİĞİ

Peki bitti mi? Tabi ki hayır. Ercan bey bu dönem itibari ile KSS’nin de müdürü oluyor. Kumsmall AVM’nin bu gün yarın açıldı açılacak diye beklediği günler. AVM’nin yönetimi için bir firma ile anlaşılıyor. Hatta toplantılarda “biz yönetemeyiz, ne biliriz. Bu işin profesyonelleri var” deniliyor. Firma, bilgi ve deneyimi ile tam anlamı ile yetersiz. Referansı yok, bilgisi yok geçmişi yok. Avm her gün gecikiyor. Kiracı bulunamıyor gecikiyor, inşaat bitmiyor gecikiyor. Derken açılışa yaklaşacağız, bu yönetim firmasına eski adı ile İldem Park, yeni adı ile Kaysermall da veriliyor. Tam da burada atış başlıyor. Türkiye’de ki bir çok yeni AVM’de olmayan bir uygulama, Kumsmall’da hayata geçiyor. Yatırım Teşviği.

Nedir bu yatırım teşviği?. Gelip bu alanda mağaza açmak istemeyen yatırımcıya, mağaza dekoru ve içeriği için bir para ödeniyor. Evet, gelen kiracı, ama parayı ev sahibi veriyor. Aynı şirkete ait 4 farklı marka için “birileri” bir şirket kuruyor. Bu şahıslar, her mağaza için 1,5 milyonu aşkın teşvik bedelini cebine indiriyor. Bu arada birileri, “yahu biz ne yapıyoruz” dediğinde, malum şahıslar büyük puntolarla savunmaya geçiyor. Bu iş böyle olur diyorlar. Kooperatifte, AVM’de yer alan yatırımcının parası ya da onun adına çekilen kredileri ile bu teşvikler ödeniyor. Bahsi geçen 4 marka, aynı şirket adına. Sale Mağazacılık Tesktil San. Ve Tic. Ltd. Şti. Bu denli verilen teşviklere rağmen, AVM’ye kira getirisi onda bir oranında bile olmuyor. Yani esnaf göz göre göre zarar ediyor. Yeni gelen yönetim, bu firmaların teşviklerini iptal edip paranın iadesini istiyor. Peki sonuç? Bahsi geçen firmanın adresi Ankara’da 1. Katta bir ofis. Ve ofis boş. Peki AVM parasını alabiliyor mu? Tabi ki hayır, çünkü firmanın hiçbir variyeti yok.  Bu akla zarar uygulamaya imza atan 3 grup var. Bunlardan birisi vekalet verilen AVM yönetim firması, yönetim adına imza yetkilileri ve şu an ortada olmayan firma.  Ercan Sarıkaya ise bu sözleşmede ki imza yetkililerinden birisi. Dahası, Emrullah Aksu yaptığı açıklamada Sarıkaya’ya, Avm yönetim firması ile ortak olup olmadığını da soruyor.

Ercan Bey’e soruyorlar. Siz neden yaptınız diye. O dönem ben müdürdüm, yönetim imzaladı diyor. Ama şu an Kayseri’de hizmet veren, Ercan Bey’in eniştesi tarafından işletilen ve teşvik almasına rağmen, teşviği sonradan iptal edilen bir başka firmayı nedense kimse sormuyor.

20 KATINA SATILAN DÜKKAN!

Bitti mi, tabi ki bitmedi. Ercan beyi bir önceki yönetimin devrinin hemen öncesinde kendi şahsına Kumsmall AVM’den bir dükkan alıyor. Dükkanın yeri canlı mı canlı. Ama satın alma fiyatı sadece 75 bin lira. Yeni yönetim göreve gelip, ortada ki hengameyi duyunca, bu dükkanın satışının iptal edileceğini iletiyor. Tabi olur olmaz bir sürü tartışma. Ama yönetim başarıyor işi. İptal gerçekleşiyor. 5-6 ay sonrasında çıkılan ihale ile aynı dükkan tam 20 katına, yani 1.5 milyon liraya alıcısını buluyor. Yönetim itiraz etmese, satışı iptal etmese, üyeler ne kadar zarar etmiş olacaktı sorusunun cevabını size bırakıyorum.

MOBİLYACI KİM!

Ercan Sarıkaya, şu an seçilmek için bir oda başkanlığına aday. Peki aday olmak için ne gerekli? Şahsınız adına bir imalathaneniz, bir işletmeniz olmalı ki odaya kayıt olabilesiniz. Ercan Bey’de öyle yapmış. Bir süre öncesinde adı adresi belli bir işletme kurmuş, odaya kayıt olmuş, yönetime girmiş ve şimdide başkan adayı. Bizde ki bilgiler, son iki yılda bu firmadan hiç fatura giriş çıkışı olmadığı yönünde. Yani işletme neredeyse pasif. Peki Ercan Bey mobilyacı mı? Takdir kamuoyunun. Ama gerçek şu ki, Ercan Bey, odanın başkan adayı.

Bizim mobilyacılarımız kendi içinden başkan seçemezmiş gibi, yapılan tüm icraatları ben yaptım diye açıklayan ama suçların her birini eski yönetimlere yıkan, bu işe emek vermiş, para vermiş, yıllarını çürütmüş insanları hiçe sayıp, tek kişilik dev kadroyu ve bu kadronun oyununu ortaya koyan kim? Siyaset neden her sahnede kendince başrolde! Siyasilere özellikle soruyorum, bu işte sizin menfaatiniz ne?

Daha Fazla Göster
Başa dön tuşu