Psikolog Enes Delikuş: “Takıntı hastalığı kadınlarda daha fazla görülüyor”

KAYSERİ (1HA-ÖZEL HABER)- Psikolog Enes Delikuş, takıntı hastalığı olarak bilinen obsesif kompulsif bozukluğunun kişilerin hayatını olumsuz etkilediğini belirterek, kadınlarda bu hastalığın daha fazla görüldüğünü söyledi. Günümüzde artış göstermeye başlayan takıntı hastalığı (obsesif kompulsif bozukluk) kişilerin özel yaşamlarını olumsuz etkiliyor. Pandemiyle beraber artan takıntı türlerinden biri olan temizlik takıntısı ise artış gösterdi. Psikolog Enes Delikuş, “Takıntı hastalığı kişiyi rahatsız eden duygular, davranışlar, düşünceler olarak nitelendirebiliriz. Kompüsyon dediğimiz eylemler ise bu obsesyonları rahatlatıyor. Takıntı türlerinden en yoğun tür temizlik, titizlik takıntısı. Pandemiyle beraber bunlarda çok büyük artış oldu. Dini içerikli takıntılar, cinsel obsesyon içerikli takıntılar, sayı takıntıları olabiliyor. Aslında bakarsak en yaygını temizlik takıntıları diyebiliriz. En çok bununla karşılaşıyoruz. Sürekli el kol yıkama, uzun süre tuvalette kalma veya uzun süre banyoda kalma, sıvı sabun tüketiminin artması, kişinin temizlenmediği düşüncesi etrafındaki kişileri yıpratıyor” diye konuştu. Takıntı nedenlerinden ve görülme sıklığından bahseden Psikolog Delikuş, “Takıntıların nedenlerini dört başlıkta ele alabiliriz. Genetik faktör, çocukluk çağı yaşantıları, kişilerin çalışmış olduğu disiplinler veya iş ilişkileri veya yaşantıları çok büyük etkenler arasında diyebiliriz. Görülme sıklığı da aslında şimdiye kadar olan dönemde çok nadir olarak nitelendiriliyordu ama son zamanlarda yapılan araştırmalarda yüz kişiden 3 kişide görülüyor diyebiliriz. Genel olarak 20-30’lu yaşlarda ve kadınlarda daha fazla görüldüğünü söyleyebiliriz” şeklinde konuştu. ‘KİŞİYİ MARUZ BIRAKARAK TAKINTILARLA BAŞA ÇIKARIYORUZ’ Takıntı hastalığının tedavilerine değinen Psikolog Enes Delikuş, “İlaç tedavisi ve Bilişsel Davranış Terapi (BDT) dediğimiz tedavi yöntemi var. İlaç tedavisi, bir psikiyatrist gözetiminde ilacı düzenli bir şekilde kullanarak tedavi edilebilir. BDT de obsesyon dediğimiz takıntılarla kişiyi aslında maruz bırakma yöntemini kullanarak, bu takıntılarla başa çıkabilecek becerisini arttırarak ilerletebiliriz. Yani obsesyonların oluştuğu kompulsif eylemleri durdurarak, kişinin rahatsızlık dozajını yönetmesini sağlayarak tedavi sürecini ilerletiyoruz” ifadelerini kullandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu