Sağlık

Uzm. Dr. Fatma Özdemir: “COVID-19 ve Zatürre İç İçe Geçmiş Hastalıklardır”

KAYSERİ,(BGC – ÖZEL HABER)-Solunum yolu hastalıkları olan ve akciğeri olumsuz etkileyen zatürre ve COVID-19 hastalıkları, bazı noktalarda gösterdiği benzerlikler ile dikkat çekiyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Fatma Özdemir, hastanın zatürreye mi, yoksa COVID-19’a mı yakalandığını anlayabilmek için test ve tomografi yapılması gerektiğini belirtti.

Özel Tekden Hastanesi’nde görev yapan Uzm. Dr. Fatma Özdemir, COVID-19 ve zatürre hastalıklarının benzerlikleri ve farklılıklarını değerlendirdi. Özdemir, ortaya çıkan salgının hastaya zatürre teşhisi konulmasını zorlaştırdığını ifade ederek, “Aslında koronavirüs ve zatürreyi birbirinden ayırt edemeyiz. Bunlar iç içe geçmiş hastalıklardır. Koronavirüs hastalığı henüz Türkiye’ye gelmeden önce Bilim Kurulu üyeleri yol haritası çizmişlerdi. Sebebi koronavirüsün ağır seyreden formlarının zatürre şeklinde seyretmesiydi. Normalde mevsimsel grip ya da bazı viral hastalıklar zatürreye neden olabilir. Ama koronavirüsün son iki yolda her iki akciğer tutulumuyla zatürrenin ileri boyutta bir formunu oluşturduğunu ve mutasyonlarla yerleşim yerlerinin değiştiğini gördük” diye konuştu.

Özdemir, hastalıklara dair bilgi vererek, “Zatürreden kabaca bahsedersek, akciğerin sünger dokusunun viral ya da bakteriyel mikroplarla iltihaplanması olayıdır. Bazen tek bir lobda, tek bir akciğerde ya da her iki akciğerde de görülebilir. COVID-19’dan önce her iki akciğerin yumuşak dokusunu tutan viral zatürreler görülebiliyordu. COVID-19 ise biraz daha şiddetli, her iki akciğerin yumuşak dokusunu, hatta hava girişlerini tutan, yüksek oksijen desteğine rağmen oksijen seviyesini düşüren bir hastalıktır” şeklinde konuştu. Bütün zatürre hastalarının hastane içerisinde tedavi elmediğini belirten Özdemir, “Örneğin oksijeni düşük değilse, enfeksiyon değerleri kanda çok yüksek değilse, ek hastalıkları yoksa ve yaşı yüksek değilse; zatürre ayakta tedavi edilebiliyordu. COVID-19 zatürresi ise hastada oksijeni düşürdüyse ve akciğerde çift taraflı tutulum yaptıysa, hastaları yatırıyoruz” diye bilgilendirmede bulundu.

“UMREDEN GELENLER ZATÜRREYLE GELDİ”

Yaklaşık iki yıllık COVID-19 hastalığına dair tecrübelerini paylaşan Özdemir, “Çok fazla hastam oldu. COVID-19 ülkemize ilk geldiği zaman il dışında çalışıyordum. İlk hastalarımız umreden gelmiş olan hastalarımızdı ve neredeyse tamamı zatürreyle geldi. Maalesef çoğu ek hastalığı olan ve yaşı ileri hastalardı. Onları yoğun bakımdan takip ettik. Akciğer tutulumu olan ve COVID-19 zatürresi geçiren genç hastalarım da oldu. Bu hastaları klinik durumlarına, oksijen seviyelerine, enfeksiyon değerlerine, yaşlarına ve ek hastalıklarına göre karar verdik. Hastalığı ayakta geçiren hastalarımız da oldu” ifadelerini kullandı.

“BU ZATÜRRELER BİRBİRİNDEN FARKLI”

COVID-19 kaynaklı zatürre hastalığının, normalde görülen zatürre hastalığından ayırt edilemediğini ifade eden Özdemir, “İç içe geçmiş hastalıklar olduğu için birbirinden ayırt etmemiz mümkün değil. Aşının üzerinden belli bir süre geçtikten sonra dahi COVID-19 zatürresiyle gelen aşılı hastalarımız oluyor. Bir kişide belirtiler varsa sadece zatürre de olabilir, COVID-19 zatürresi de olabilir. Dolayısıyla test yapmak, gerekirse ileri tetkik tomografi yapmak ve tedaviyi ona göre vermek lazım. Çünkü bu zatürrelerin tedavileri birbirinden farklı” diye konuştu.

“ZATÜRRE AŞISI OLUNMALI”

Zatürre aşılarının önemine dikkat çeken Özdemir, zatürre aşısı olmak için neler yapılabileceğini sıraladı: “Normal şartlarda KOAH hastalarına, 65 yaş üstü akciğer veya ek hastalığı olanlara, hasta genç olsa dahi zatürre geçmişi varsa zatürre aşısı olmalarını öneririz. Ülkemizde 5 yıl koruyuculuğu ve ömür boyu koruyuculuğu olan iki tür zatürre aşıları vardır. Aile hekimleriyle ve göğüs hastalıkları uzmanlarıyla görüşülebilir. Bazı durumlarda reçete yazılır, bazı durumlarda elden verilebilir. Özellikle ek hastalığı olan ve evde olan yaşlılara COVID-19 aşısı haricinde zatürre aşılarını yaptırmalarını öneririm.”

Daha Fazla Göster

İlgili Haberler

Başa dön tuşu